kaskologlu2

Göz görmez, beyin görür!

Hanzade Ünuz “Fark Yaratanlar” da Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu ile konuştu…

Göz sağlığı dendiğinde İzmir’de en önce akla gelen isimlerden Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu…

Öyle fazla medyatik biri değil.

Kaşkaloğlu markası, kendisinden daha çok tanınıyor.

Hayatını mesleğine adayanlardan…

40 yıldan bu yana binlerce hastayı sağlığına kavuşturdu.

2000 yılında İzmir’de Türkiye’nin ilk göz hastanelerinden birini “Kaşkaloğlu Göz Hastanesi”ni kurdu.

Hep ilkleri denedi.

1984 yılında İzmir’de ilk göz içi merceğini taktı.

En iyi göz hastanesi olma hedefini koydu ve başardı.

Yurtiçi ve yurtdışında binlerce hastayı ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu.

Kendisi  bundan hiç bahsetmese de 2002 yılında American Academy of Ophthalmology “Best of the Show”  ödülü kazandı.

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, eşi göz hekimi Selma Kaşkaloğlu ile İzmir’de mutlu yaşamayı seçenlerden.

“İzmir’de mutluyum. Bir tane hayatımız var” diyecek kadar kendiyle barışık.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin maestrosu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu,

-Bilgisayar çocuklar için sanıldığı gibi zararlı değil.

-Katarakt ameliyatı ömrü uzatıyor.

-Göz bozukluğu, gözün uzunluğu ya da kısalığıyla oluşur.

– Gün ışığı çocuklarda miyopiyi engelleyen önemli bir faktördür.

gibi yeni ve farklı bilgilerle birlikte, “Göz görmez, beyin görür” sözüyle de sohbetimizi oldukça ilginç yerlere taşıdı….

-Bornova hayatınızda çok önemli. Her şey Bornova ile başlamış…

Evet, İzmir Bornova doğumluyum. Bornova Anadolu Lisesi’nde okudum ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Her fakülteye girebilirdim ama evime yakın olduğu için Ege Üniversitesi’ni seçtim. O zamanlar maddi imkanlar kısıtlıydı, evime yürüyerek gidip gelirdim. Ege Tıp’ı Bornova’da oturduğumuz için tercih ettim.

-Doktorluğu tercih sebebiniz neydi?

Ben doktor olmayı her zaman istiyordum. Ama gençken insan  bunları  o kadar iyi değerlendiremiyor. Ben meslek sahibi olmak istedim. O zaman doktor olmak iyi bir meslek seçimi olarak kabul ediliyordu. Ellerimle bir şeyler yapmayı da sevdiğim için cerrahlığı seçtim.  Göz doktoru oldum. Göz  çok geniş bir konu, küçük bir organ ama derin ve geniş bir konu.

GÖZE ADANMIŞ BİR HAYAT

-Dar alanda kısa paslaşmalar gibi…

Tabii, gözün sadece bir milimetrekaresiyle ilgili uzmanlık var. Sarı nokta hastalığının uzmanlığı var örneğin.

-Sonradan aklınızda kaldı mı, keşke şu mesleği seçseymişim diye…

Hayır, ben doktor olmayı arzu ettim ve doktor olduğum için mutluyum. Geçenlerde 40. mezuniyet toplantımız vardı. Herkes doktor olmaktan memnundu. Hepsi hala çalışıyor, ben emekli olayım diyen yok. Herkes mesleğini seviyor.

-Hayatınızı göze adadınız diyebilir miyiz?

Eh öyle oldu gerçekten de…

UZUN GÖZ, KISA GÖZ…

-Peki göz neden bozulur?

Göz bozukluklarının sebebi genellikle genetiktir. Doğuştan gelen genlerle ilgilidir. İnsanın nasıl boyu, ten rengi genetik, göz bozukluklarının da birinci sebebi genetiktir. Göz bozukluklarının sebebi gözün boyunun uzun olması ya da kısa olmasıdır.

-Gözün boyu mu var?

Göz bir küre.  Göz küresinin yarıçapını düşünün, ortalama 22 milimetredir. 1 milimetre 2.5 numara göz bozukluğu yapar. Dolayısıyla sizin gözünüzün yarıçapı örneğin 22 değil de 24 milimetre ise 5 numara miyop oluyorsunuz.

GÜN IŞIĞI MİYOPLUĞU ENGELLİYOR

-Doğuştan olabilir mi?

Doğuştan olması gözün büyümeye devam etmesiyle ya da kısa kalmasıyla oluyor. Kısa kalırsa hipermetrop oluyorsunuz. Bunlar genetik olarak belirleniyor. Ancak özellikle miyopinin ilerlemesini etkileyen bazı faktörler var ki son yıllarda bunlar teşhis edildi. Eskiden televizyona yakından bakan çocuğa gözü bozuldu denirdi. Ama 2016 yayınlarında yakın aktivitenin çok etkili olmadığı ortaya kondu. Ancak bir çocuğun açık alanda, dışarıda günde en az iki saat dolaşmasının miyopinin ilerlemesini azalttığı saptandı.

-Göz  ve ışık çok önemli demek ki..

Bunun sebebinin gün ışığından yararlanmak olduğu ortaya çıktı. İç mekanda aydınlık bir ortamda örneğin şu anda burası 400 lüks kadar ışık var. Ama dışarıda yağmurlu havada bile ışık miktarı 30 – 40 bin lüks’tür. Gün ışığı gözde dopamin salgılanmasını ve bu da gözün büyümesini yavaşlatıyor. Yani çocuğun günde en az iki saat dışarıda gezmesi miyop olacaksa da bunu geciktiren en önemli  faktör. Gün ışığı göz sağlığı için özellikle çocukların büyüme çağında çok önemli bir etken.

BİLGİSAYAR ZARARLI DEĞİL

-Günümüzde çocuklar kapalı mekanda ve bilgisayar başında saatlerini geçiriyorlar…

Burada çocukları bilgisayar çalışması değil, iç mekan ışığının dışarıya göre çok düşük olması etkiliyor. Ayrıca bilgisayar oynaması o kadar kötü bir şey değil, gözü çalıştırıyor. Dikkati artırıyor.

-Ekrandan yansıyan ultraviyole, manyetik alan zararlı değil mi?

Bu hep söylenir. Ama şu anda kullanılan ekranlardaki radyasyon oranı çok düşük. Açık havada belki daha fazla radyasyon var.

-Gözde en çok neye dikkat edelim?

Glokom göz tansiyonu sinsi bir hastalık, ağrı sızı yapmıyor. Çok yavaş ilerliyor, o nedenle anlaşılmıyor. 40 yaşına gelenlerin kontrol  ettirmesi önemli.

GÖZ TEMBELLİĞİNE DİKKAT

Siz kendi göz sağlığınıza nasıl dikkat ediyorsunuz?

Ben okuma gözlüğü kullanıyorum sadece. Uzak bozukluğu yok. Göz sağlığı için yapmanız gereken  çok fazla bir şey yok. Gözünüz bozuksa bozuktur, değilse değildir. Çocuk doğduktan bir süre sonra yapılması gereken olarak bakarsak göz bozukluğu potansiyeli var mı ona bakmak gerekir. Biz iki gözün arasında numara farkı var mı, onu araştırırız. Fark varsa, biri bozuk biri sağlamsa, bozuk göz tembel kalır. Göz tembelliği olur, bu da yüzde 2 oranında görülür. Göz tembelliğinin erken yaşta teşhis ve tedavisi gerekir.

-Gözümüzü nasıl koruyalım?

Çocuk daha okula gitmeden  bir göz testi yapılmasında fayda var. Bu anaokullarında da yapılabiliyor. Öğretmenler de kontrol edebilir. Göz bozukluğu olan kişilerin erken yaşta gözlük takması gerekiyor. Erken yaşta takmazsa zaten bulanık gördüğü için ileri yaşta gözlük taksa da göz tam randımanıyla çalışmıyor, tembellik oluyor.

BİRDEN FAZLA EVREN…

-Beyinle irtibat açısından mı?

Tabii, kesinlikle. Çünkü gören yer beyin. Göz görmüyor, beyin görüyor.  Görüntü göze ters olarak düşer, o beyne gider ve beyinde birleştirilerek doğrultuluyor.

-Görme halini beyin mi yaşıyor?

Beyin yaşıyor, algılıyoruz yani. Biz yaşıyoruz. Düşünce gibi…

-Burada devreye tarafımdan tam olarak anlaşılamayan kuantum giriyor…

Birden fazla evren olabilir diyenler var.

-Bu fazla garip değil mi? Kapalı bir yerde olan beyin dünyayı görüyor…

Ve duyuyor, kokluyor, hissediyor değil mi? Hepsi birlikte…

RODOS’TAN GELEN HASTALAR

-Kaşkaloğlu Göz Hastanesi kaç yıldır hizmet veriyor?

Biz bu hastaneyi 2000 yılında kurduk. 15 yılı geçti. Her yaştan hastaya hizmet veriyoruz. Yurtdışından da hastalarımız geliyor, özellikle Danimarka, Almanya, Yunanistan’dan hastalar geliyor. Rodos’ta yolda yürürken herkes tanıyor. Çünkü Rodos’tan çok hastam var. Tanışıyoruz, ahbap olduk artık. Arada bir köprü oldu, Rodos’tan hem Türk kökenliler, hem de Yunanlılar geliyorlar İzmir’deki merkezimize hasta olarak.

-Neden Kaşkaloğlu’nu tercih ediyor yabancı hastalar?

Gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinden hastalar orada sağlık hizmeti olmadığı için gelmiyor, burada bizim yaptığımızı Avrupa’daki merkezlerde de yapıyorlar. Ama ilk başlarda çok fiyat farkı vardı aramızda, buraya gelmelerine değiyordu. Şimdi özellikle lazer tedavilerinde fiyatlar Avrupa’da da düştü. Bizde doktorlar daha fazla hasta gördükleri için tecrübeleri de fazla oluyor. O nedenle özellikle Yunanistan’dan adalardan çok hasta geliyor. Adalar sınır kasabaları aslında, Türkiye’ye gelmek daha kolay onlar için.

-Tedavi ettiğiniz hastada sizi en çok mutlu eden ne oluyor?

Bize görmeden gelen bir insanın görmesini sağlamak bizim için  mutluluk kaynağı oluyor. Eskisinden daha iyi görür hale getirmek de bizim için önemli. Bir ameliyatla astigmatı olan, miyop olan hastanın her şeyini düzeltebiliyoruz. Her şey için gözlük kullanan biri hayatını gözlüksüz sürdürebiliyor. Katarakt ameliyatı olduktan sonra da aynı şekilde. İnanın ameliyat olduklarında hayatları değişiyor, psikolojileri çok olumlu etkileniyor. Görmek çok önemli.

DANİMARKA’DA 6 AY SIRA BEKLENİYOR

-Katarakt ameliyatı sayısı eskiye göre  çok arttı. Herkes katarakt ameliyatı oluyor sanki?

Gelişmiş ülkelerde örneğin Amerika’da katarakt ameliyatı oranı yüzde 1.2’dir. Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 1 civarında. Türkiye’de ise bu oran hemen hemen yarısı, yüzde 0.5. Bunun nedeni Türkiye’de yaş ortalamasının daha düşük olması. Yoksa bizde katarakt ameliyatı olma, doktora ulaşma imkanı Danimarka’dan daha fazla. Danimarka’nın kişi başına milli geliri 50 bin Dolar’ın üstünde, Türkiye’ninkini de biliyoruz. Buna rağmen Danimarka’da göz doktoruna gitmek için 4 ay önceden randevu almak zorundasın. Katarakt ameliyatı için 6 ay, 1 sene sıra bekliyorsunuz. Almanya’da da öyle. Bizde her şeyin bolluğu var. Gereksiz insan gücü israfı var.

-İsraf derken?

Göz yönünden söylersek talebin üstünde fazla  sağlık hizmeti var. 6 ay beklensin demiyorum ama Türkiye’de bir sürü kurum var ve hiçbiri tam kapasite çalışmıyor. Sadece göz olarak almayın, diğer branşların da farklı olduğunu düşünmüyorum. Yapılan işin bir şey üretmesi, faydalı olması gerekiyor. Gereksiz iş yaparsanız israf olur. Her şeyin gereğinin yapılması gerekiyor.

-Katarakt ameliyatı olanlar…

Amerikan sağlık sisteminden yararlanan 1.5 milyon kişi üzerinde bir çalışma yapılıyor. Katarakt olup ameliyat olanlar ile katarakt olup ameliyat olmayanları karşılaştırıyorlar. İleri yaşlarda katarakt ameliyatı olanlar arasında ölüm oranı olmayanlara göre yüzde 30 daha düşük bulunuyor. Bu çok önemli bir bulgu. Nedeni de şöyle izah ediliyor, katarakt ameliyatı olanlar daha iyi görüyor. Daha iyi gördüğü için de kazalar daha az oluyor. Gördüğü için sağlığına daha çok dikkat ediyor, ilaçlarını düzenli alıyor. Sosyal hayata daha çok katılıyor, daha mutlu oluyor dolayısıyla daha çok yaşıyor.

-Lazer de çok yaygın kullanılıyor…

Lazerin göz hastalıklarında kullanımı çok yaygın. Esasında lazerin tıpta ilk kullanımı gözde olmuştur. Şeker hastalarının retina tedavileri için başladı kullanıma, 1990’larda da lazer ile göz bozukluklarının düzeltilmesine başlandı. Biz İzmir’de 1992 yılından beri miyop, astigmat, hipermetrop gibi bozuklukları lazerle düzeltebiliyoruz. Lazer tabii çok daha hassas olduğu için çok daha güvenli bir uygulama oluyor.

GÜNEŞE DİKKAT

-Yazın kavurucu sıcağı başladı, güneşten korunmak için ne tür güneş gözlüğü kullanmalıyız?

Güneşteki fazla güneş ışını zararlı biliyorsunuz. Cilde de zararlı, göze de zararlı. Açık havada güneş altında kalanlarda pterjium denen gözde et yürümesi rahatsızlığı oluyor. Gözün açık kısmında kızarıklık olması, giderek kornea dediğimiz saydam tabakası üzerine yürümesi. Buna halk arasında tavuk karası filan diyorlar. Bu ultraviyole ile doğrudan ilintili. Zaten ekvatora yaklaştıkça istatistiksel olarak daha fazla görülüyor. Gözün sağlıklı kalması için gözyaşı ile ıslanması lazım. Gözün gözyaşı ile ıslanmasını sağlayan da gözkapakları.  Yeni bir arabanın cam silecekleri gibi. Gözün üstünde bu et yürümesi kabarıklığı varsa göz kapağı her yeri eşit ıslatamaz. Kuruluk olur, bu da yanma batma belirtisi verir.

-Bu güneşin zararlarından birisi….

Evet bir de kışın karda ultraviyole ışığını kesecek gözlük kullanmak gerekir. Korneada hasara sebep olarak kaynak alması gibi körlüğüne sebep olabilir.

-Güneş gözlüğü alırken neye dikkat etmek gerekiyor?

Optik kalitesinin iyi olması yeterli, fiyat önemli değil. Bu tür ürünlerde verdiğiniz paranın büyük çoğunluğu markanın bedeli oluyor.  Aynı ürünü markasız aldığınızda çok daha ucuza mal oluyor. Eğer bilinen bir ürün alırsanız, marka olursa modasının yanı sıra camının iyi olduğunun güvenini taşıyorsunuz. Ben de alacak olsam şimdi marka bir ürün alırım.

-Kalitesinin tescilli olması açısından mı?

Ne aldığınızı biliyorsunuz.  Camının belirli bir vasıfta olduğunu biliyorsunuz, orada yazıyor zaten.

İLKLERE İMZA ATTIK

-Kaşkaloğlu nasıl marka oldu ? Nasıl fark yarattınız?

Biz şimdi ne kadar markayız bilmiyorum ama bize bunu söylüyorlar, bu da bize olan güveni artırıyor. Biz eşimle birlikte 1985’ten bu yana özel olarak çalışıyoruz. O zamandan beri temel prensibimiz olaya hastamızın açısından bakmaktır. Daima hastayı düşündük. Bir de biz teknolojiyi hep çok yakından takip ettik, İzmir’e yenilikleri hep ilk ben yapmışımdır. Arkadaşlarımla birlikte yapmışızdır, bu da güven yarattı. İlk göz içi merceği taktık, ilk lazer ameliyatı yaptık, ilk göz hastanesini açtık.

-Fark yaratmak, başarı elde etmek kolay olmuyor.  İşiniz hayat tarzı olmuş, göz sağlığı sizin meseleniz olmuş sanki…

Doğru söylüyorsunuz, beni güzel tahlil ettiniz. Ben böyleyim demek istemem ama bu hastaneyi yaparken bir örneğ i yoktu, gelip inceliyorlardı. Şimdi çok daha güzelleri yapıldı ama ben yaptığımda ilkti. Almanya’da Prof. Koch’un yanına gitmiştim oradaki sistemi gördüm, oradan esinlendim. Bu hastanenin ana fikrini, iş akışında planında ne olacak diye tasarlamıştım. Odaların maketlerini yapmıştım, hasta nereye oturacak doktor nerede olacak diye. Büyük bir hata yok, hala aynı sistemle yürüyoruz. İşte insan akşam yastığa başını koyduğunda bile bunları düşününce oluyor.

-Bundan sonrası için hedefler ve hayaller neler?

Biz burayı kurduğumuzda Türkiye’deki sağlıkta dönüşüm olayı yoktu. 2002’den sonra başladı. Sonradan yapılan hastaneler büyüdüler, şubeleri oldu.

BUTİK HASTANEYİZ

-Bu bir eksiklik mi?

Burası butik bir hastane olarak kaldı, böyle de devam edecek.

-İyi hasta diye bir tanım var mıdır?

Doktora geldiğinde kendini düzgün ifade eden hasta iyi hastadır. Bilgileri doğru verecek. Çok sık rastlıyoruz ne şikayetin var dediğimizde, “Siz bulun” diyor mesela. Geçmiş bilgileri vermiyor, acaba bakalım bu doktor ne diyecek diye düşünüyor. Arabasını tamire götürdüğünde tam bilgi veriyor, doktora geldiğinde bugün şikayetiniz nedir onu anlatmıyor. Doktora kendini net anlatan hasta iyi hastadır.

İZMİR VE SAĞLIK TURİZMİ

-İzmir sağlık turizmi için doğru bir kent mi?

İzmir sağlık turizmi için doğru bir kent. İzmir Türkiye’nin yüz akı, yaşamak için en güzel kenti. Turistler için de en medeni şehirlerden birisi İzmir. Çok sayıda sağlık kurumu, özel hastanelerimiz ve üniversite hastanelerimiz var. Burada çalışan çok değerli meslektaşlarımız var. İzmir’de çok büyük potansiyel var. Sağlık turizmi kolay bir turizm değil. Bazı tedaviler uzun sürüyor. Mesela organ nakli hem iyi hastane, hem iyi doktor istiyor. Diğer ülkelerde sizi temsil eden partnerlerinizin olması gerekiyor.

-Hükümet desteği?

Hükümet bu işi çözemez, iyi niyetli girişimler var ama bize hiçbir zaman sorulmadığı için istemediğimiz şeyler oluyor. Bize tebliğ ediliyor ama uygulamasının olamayacağını biz görür görmez anlıyoruz. Bu işi yapan kişilerle samimi şekilde, birebir görüşülmesi gerekiyor.

ÇOK PARA, ÇOK BAŞARI DEĞİLDİR

-Sağlık turizminde İzmir’in potansiyeli nedir?

İzmir’in en büyük sorunu ulaşım. Biz Almanya ile çalışıyorduk, Sun Express’in direkt uçuşu olması büyük avantaj. Ama Ortadoğu’ya hizmet vermek istediğiniz zaman büyük sıkıntı var, direkt uçuş yok. İzmir havaalanında taksiye binmek bile bir olay. Yurtdışından gelip taksiye binmeye çalışın ve görün. Bunların çözülmesi gereken şeyler. Bir taksi ofisi bile yok, hep bir telaş huzursuz edici bir sıkıntı var. Bu konular fazla konuşulmuyor. Ama bu konularda sıkıntı var.

-İzmir’de yaşamayı, İzmir’de kalmayı özellikle seçmişsiniz belli ki…

Bazen keşke İstanbul’ a  gitseydim diye düşünmedim değil ama biz burada mutluyuz. Ben evimden çıkıyorum, hastaneye 15 dakika yürüyerek geliyorum. Bu benim için önemli. Bu dünyada bir tane hayatımız var, bunu doğru yaşamak lazım. Benim bir pişmanlığım yok, çünkü biz hiçbir zaman paraya odaklı çalışmadık. İşadamıysanız başarının birinci kriteri para kazanmanızdır, ama bizim mesleğimizde para kazanmasanız da başarılı bir doktor olabiliyorsunuz. Bizim mesleğimizde başarının kriteri farklı, onun için doktorluk güzel bir meslek. Biz mesleğimizi iyi yaptığımızda biz zaten başarılı oluyoruz. Bir doktor çok başarılı olup çok para kazanamayabilir. Üniversitelerimizde çalışan çok başarılı doktorlar var, dünya çapında isimler var. Para kazanmak yanı sıra oluyor. Çok para kazanan çok başarılı doktor demek değildir.

gun-isigi-miyop-gozlere-faydali

Gün ışığı miyop gözlere faydalı

Küçük yaşlardan itibaren çocukların yaşamını olumsuz etkileyen ve belli bir yaşa kadar tedavisi bulunmayan miyopi (uzağı net görememe) aileleri endişelendirebiliyor. Çocukluk ve gençlik dönemindeki miyopi numarasının artmasıyla birlikte aileler bu durumun nasıl engellenebileceği ve düzeltilebileceği konusunda göz hekimlerine sıklıkla sorular yöneltiyor. Miyopinin ilerleyişini durdurmanın tam olarak mümkün olmadığını söyleyen Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, çocuklukta miyopinin düzeltilmesi tedavisinin yalnızca gözlük ile yapılabildiğini ifade etti. Dr. Asena, miyopinin bugüne dek kitap okuma, televizyon izleme ve bilgisayar oynamayla direkt ilişkilendiğini kaydederek, “Yakın bakışın kullanıldığı iç mekan aktivitelerinin miyopinin ilerleyişini kolaylaştırdığı kabul edilmekteydi. Halbuki tıptaki son gelişmelerle birlikte miyopiye kapalı mekanlardaki ışığın miktarının neden olduğunun anlaşıldı. Bu nedenle miyop çocuklara spor yapmak gibi uzak bakışın kullanıldığı dış mekan aktiviteleri ile dengelenmiş bir yaşam düzeni öneriyoruz” diye konuştu. Miyopi rahatsızlığının 18-20 yaşından sonra ilerlemesinin durduğu bigisini veren Dr. Ase-na, “Göz gelişimini etkileyen faktörlerden birisi de ortamdaki ışığın azlığı ya da çokluğudur. Bir oda iyi aydınlatılmış olsa bile 400 lüxlük bir aydınlığa sahiptir. Halbulki ev dışında hava kapalı olsa dahi bu rakam 40 bin lüx değerindedir. Yani kapalı mekandaki ışık miktarı, açık alanlardakinin yüzde 1’i seviyesinde. Karanlık ortamda göz daha çok büyüdüğü için miyopi de buna paralel olarak büyüyor. Bu nedenle çocukları küçük yaşlardan itibaren her gün 2 saat gün ışığına çıkarmak gerekiyor” dedi.

İlerlemesini yavaşlatıyor

Açık havada büyüyen çocukların miyopi ilerlemesinde yavaşlama gözlemlendiği bilgisini veren Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, “Güneş ışığı vücutta dopamin hormonunun salgılanmasını sağlıyor. Dopamin de göz büyümesini yavaşlatıyor. Bu nedenle miyopinin ilerlemesi de azalıyor. Çocukların dış mekandaki sportif faaliyetler ve sosyal aktivitelere katılımlarının da teşvik edilmesi gerekiyor” dedi. Dr. Asena, genetik geçiş gösteren bir bozukluk olan miyopinin tedavisini; çocukluk çağında gözlük, ergenlik döneminde kontakt lens ve 20’li yaşlarından sonra eğer gözde numara ilerlemesi durmuşsa Excimer Lazer tedavisi olarak özetledi. Anne babaların çocukların gözlerini periyodik olarak muayene ettirmeleri gerektiğini vurgulayan Dr. Asena, çocukların ilk muayenelerinin 2 yaşında yapılması, bozukluk olmasa bile 2 yılda bir devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bıçaksız çizdirme ile gözlüklere son

Halk arasında, lazer operasyonlarının sadece miyop hastalara yapıldığı gibi yanlış bir algının bulunduğunu söyleyen Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte, hipermetrop ve astigmatta da başarıyla uygulandığına dikkat çekti. Asena, “18 – 65 yaş aralığında, kırma kusuru dediğimiz görme bozukluklarını yaşayan kişilere uyguladığımız lasik operasyonunda, öncelikle kornea topografisi gibi birtakım özel tetkikler ile değerlendirme yapıyoruz. Eğer kişinin göz yapısı ve numarası uygunsa, lasik işlemini gerçekleştiriyoruz. Bunun için gözün en önünde yer alan saydam kornea tabakasının şekil ve kalınlık bakımından, excimer laser için uygun olması gerekiyor” dedi. Op. Dr. Asena, “Intralase (femtosaniye) lasik yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor; lasik olan kişiler, 40-50 saniyede lazer uygulamasıyla gözlükten kurtuluyor” ifadesini kullandı.

akilli-lens-nedir

Akıllı Lens Nedir?

Son günlerde  sözlü ve yazılı basında ‘Akıllı lens’ terimi sıklıkla kullanılmaktadır. Oftalmolojide tıbbi konulara isim yakıştırmayı uygun bulmamakla beraber konuya açıklık getirmek adına  burada  bazı bilgileri paylaşacağız. Akıllı lens, trifokal lensleri tarif etmek için kullanılmış bir ifadedir. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi doktorları olarak akıllı lens terimini kullanmıyor, akıllı lens diye adlandırılan ‘Trifokal Göziçi Lens’ ifadesini kullanmanın daha doğru olduğunu düşünüyoruz.

Kliniğimizde “Akıllı Lens” diye adlandırılan  trifokal lensler katarakt ameliyatları sırasında uygun vakalara uzun süredir kullanılmaktadır. Bilindiği gibi göziçi lensler monofokal yani tek odaklı ve multifokal yani çok odaklı olarak iki gruba ayrılır. Katarakt ameliyatı sırasında tek odaklı lens takılanlar ameliyat sonrasında uzak için gözlük kullanmayabilir ancak yakın okuma için gözlük kullanırlar. Çok odaklı mercekler ise iki veya üç odaklı olabilir.

Akıllı lens’ olarak tabir edilen trifokal mercekler adından da anlaşılacağı gibi üç odaklı merceklerdir. Ameliyattan sonra bu kişiler gözlüksüz olarak kitap okuyabilir, bilgisayar kullanabilir ve televizyon seyredebilirler. En yaygın trifokal mercekler; Zeiss Acrilisa Tri, Alcon Panoptix ve Finevision lensleridir. Katarakt ameliyatı olacak hastalara hangi merceğin uygun olacağına gözün bazı kriterlerine bakılarak karar verilir. Hastanemizde tecrübeli doktorlarımız her türlü katarakt ameliyatını başarıyla yapmaktadır. Trifokal  Akıllı lens ameliyatı bilgi ve akıllı lens ameliyatı fiyatları için hastanemize başvurabilirsiniz.

Göz hastalıklarının tedavisinde ilerideyiz

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Kaşkaloğlu, 15-20 yıl önce yurtdışına gönderilen hastaların artık Türkiye’de tedavi edildiğini söyledi.

Meslek yaşamında 40 yılı geride bırakan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nin Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, tıp sektörünün sürekli geliştiğini ve Türk hekimlerin göz hastalıklarında yüksek teknolojiyi kullanarak ameliyat başarısını giderek yükselttiklerini söyledi. Türkiye’de sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte, 2002 yılından sonra hızlı bir gelişme yaşandığını kaydeden Kaşkaloğlu, çevre ülkelere nazaran göz tedavilerinde önemli aşamalar elde edildiğini söyledi. Hangi branşta olursa olsun, hekimlerin kendilerini güncel bilgilerle donatmasının önemine de dikkat çeken Kaşkaloğlu, “Yılın önemli bir bölümünde tıp alanındaki son gelişmeleri takip etmek için yurtdışı kongrelere katılıyoruz. Tabii ki; hekim olarak gelişen teknolojiyle birlikte artık Amerika’daki bir kongreye bizzat katılmak gerekmiyor. İnternet üzerinden online olarak da kongreleri takip edebiliyoruz. Bir hekimin kendi gelişimini sürekli sağlaması gerekiyor. Bunun için başkalarının deneyimlerinden de faydalanmak önemli” diye konuştu. Türk hekimlerinin yurtdışında, deneyimli ve başarılı olarak tanındığını hatırlatan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Hekimlerimiz dün-yayla yarışıyor; hatta bir adım öne çıkıyor. 15 – 20 yıl önce bazı göz tedavileri için hastaları yurtdışına göndermek zorundaydık. Şimdi ise bütün tedavileri ülkemizde yapabiliyoruz. Bundan büyük gurur duyuyorum” dedi. Kendisinin özel hastane sahibi olmasına rağmen, her zaman doktor kimliğini ön plan-da tuttuğunu ifade eden Kaşkaloğlu, “Her zaman önce tıbbı ve hasta mutluluğunu ilk hedef olarak belirledik. 40 yılı aşan mesleki deneyimimle birlikte, güven ve kaliteyle anılan bir marka bilinirliği yarat-mayı başardık” dedi.

GÖZ BANKASI EKSİKLİĞİ VAR…

Ülkemizde göz bankaları yeterli olmadığını vurgulayan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, bu bankalarda tedavi amaçlı olarak uygun donörlerden alınan korneaların muhafaza edildiğini söyledi. Kaşkaloğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Kornea nakli operasyonu belli bir sürede yapılmalı. Ülkemizde göz bankaları belli başlı hastanelerde bulunuyor; fakat yeterli değil. Bu konuya önem verilmesi ve yatırım yapılması gerekiyor.”
Mahmut Kaşkaloğlu

Kaynak: Sabah Egeli 06.04.2016

goz-kurulugu-yerine-koyma-ile-gideriliyor

Göz kuruluğu “yerine koyma” ile gideriliyor

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman, mevsim değişimleriyle birlikte hava koşullarına bağlı olarak gözlerde kuruluk ve alerji görülebildiğini söyledi. Kış aylarında, rüzgar ve soğuk havanın vücudun hormonal dengesini değiştirdiğini ve göz kuruluğunu tetiklediğini belirten Kahraman, bu durumda yerine koyma tedavisi uygulandığını dile getirdi. Op. Dr. Kahraman, göz kuruluğundan kaynaklanan batma, yanma, yorgunluk, aniden sulanma gibi şikayetlerle başvuran hastalar için, suni gözyaşı, gözyaşı ritmini artırıcı damlalar ve gözyaşı kanallarına tıkaç koyma yöntemlerinden oluşan bir tedavi uyguladıkları bilgisini verdi. Göz kuruluğunun yalnızca mevsimsel olmadığını hatırlatan Kahraman, “Vücut kaynaklı etkenler, bilgisayar başında ofis ortamında uzun saatler geçirmenin yanısıra; romatizmal hastalıklar, tiroid bazlı ilaçlar ve gençlerin kullandığı bazı sivilce ilaçları da kuruluk seviyesini artırabiliyor” dedi.

Kaynak:Milliyet Ege 02.04.2016

_MG_0987

Göz tedavisinde yüksek teknoloji

Meslek yaşamında 40 yılı geride bırakan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, tıp sektörünün durmadan geliştiğini ve Türk hekimlerin göz hastalıklarında yüksek teknolojiyi kullanarak ameliyat başarısını giderek yükselttiklerini söyledi.

Türkiye’de sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte, 2002 yılından sonra hızlı bir gelişme yaşandığını kaydeden Kaşkaloğlu, çevre ülkelere nazaran göz tedavilerinde önemli aşamalar elde edildiğini söyledi. Hangi branşta olursa olsun, hekimlerin kendilerini güncel bilgilerle donatmasının önemine de dikkat çeken Kaşkaloğlu, “Yılın önemli bir bölümünde tıp alanındaki son gelişmeleri takip etmek için yurtdışı kongrelere katılıyoruz. Tabii ki hekim olarak gelişen teknolojiyle birlikte artık Amerika’daki bir kongreye bizzat katılmak gerekmiyor. İnternet üzerinden online olarak da kongreleri takip edebiliyoruz. Bir hekimin kendi gelişimini sürekli sağlaması gerekiyor. Bunun için başkalarının deneyimlerinden de faydalanmak önemli” diye konuştu.

Ülkemizde göz bankalarının yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kaşkaloğlu, bu bankalarda tedavi amaçlı olarak uygun donörlerden alınan korneaların muhafaza edildiğini söyledi. Kaşkaloğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Kornea nakli operasyonu belli bir sürede yapılmalı. Ülkemizde göz bankaları belli başlı hastanelerde bulunuyor; fakat yeterli değil. Bu konuya önem verilmesi ve yatırım yapılması gerekiyor.”

lasik-ameliyatlari-ile-gozlugun-pabucu-dama

Lasik ameliyatları ile gözlüğün pabucu dama

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi başhekimi Op.Dr. Bilgehan Sezgin Asena, lasik ameliyatlarının miyopi ile birlikte hipermetrop ve astigmatta da başarıyla uygulandığını dikkat çekti. “ lazer operasyonlarını sadece miyop hastalara yapıldığı gibi yanlış bir algı var”dedi.

Lastik operasyonlarının 18 ve 65 yaş aralığında kırma kusuru olan göz bozukluklarını yaşayan kişilere uyguladığınız söyleyen Dr Asena, “ yapılan tetkikler sonunda kişinin göz yapısı ve numarasının uygun olduğu belirlenirse lasik işlemini gerçekleştiriyoruz bunun için gözünün önünde yer alan saydam kornea tabakasının şekil ve kalınlık bakımından excimer lazer için uygun olması gerekiyor” diye konuştu.

Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen ve göz bozukluklarının bıçakla giderildiği operasyonların bugün modern ve teknolojik lazer cihazlarıyla çok kısa sürede ve daha konforlu bir şekilde yapılabildiğini dile getiren Op. Dr.Bilgehan Sezgin Asena, “ artık miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor. Lasik olan kişiler 10 – 15 dakika ameliyat odasında geçirip 40 – 50 saniyede gerçekleştirilen lazer uygulamalarıyla gözlüklerinden kurtuluyor” diye konuştu. Lasik operasyonunun kişilerin ertesi gün normal yaşamlarına dönebildiğini söyleyen Op.Dr Bilgehan Sezgin Asena sadece ilk haftalarda darbeye maruz kalınabilecek agresif sporlardan uzak durulması gerektiğini hatırlattı.

sml-700x385

Sarı nokta hastalıklarında yeni bir alternatif SML göz içi lensi

Sarı nokta hastalıklarında yeni bir alternatif SML göz içi lensi (Scharioth Makula Lensi):

Halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen, tıbbi adı yaşa bağlı makula dejeneresansı olan hastalıkta adından da belli olduğu gibi en önemli risk faktörü yaştır. 55-64 yaş arasında 10 kişiden birinde sarı nokta hastalığı olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran 85 yaş üzerinde %50’ ye yükselmektedir. Yani 85 yaş üzerindeki 2 kişiden birinde değişik derecelerde ‘sarı nokta’ hastalığı tespit edilmektedir.

Sarı nokta hastalığı, kuru ve yaş tip olarak 2 şekilde karşımıza çıkar. Hastaların %90’ı kuru tiptir. Bu hastalara bazı vitamin ve mineral ihtiva eden haplar dışında bir tedavi uygulanmamaktadır. %10 hastada ise yaş tip makula dejeneresansı saptanır ve bunlara Avastin, Lucentis ve Eylea gibi ilaçlar göz içine verilir.

Kuru tip makula dejeneresansında hastaların daha iyi okuyabilmeleri için numaralı gözlükler, LVA adı verilen özel teleskopik gözlükler ve göz içine yerleştirilen minyatür teleskoplar kullanılmaktadır. En yeni alternatif  SML lensi (Scharioth Makula Lensi) daha evvel katarakt ameliyatı olmuş hastalara göz içine bir tür büyüteç yerleştirmek olarak kısaca tanımlanabilir.

SML lensi kimlere takılır:

Aşağıdaki sarı nokta hastalığı türlerinde SML lensi kullanılabilir;

  • Halk arasındaki adıyla sarı nokta hastalığı (Yaşa bağlı makula dejeneresansı)
  • Diyabete bağlı makula hastalığı
  • Yüksek miyopiye bağlı makula hastalığı
  • Bazı diğer makula hastalıkları

Hangi hastaların fayda göreceği nasıl anlaşılır:

Daha önce katarakt ameliyatı olmuş hastaların görmeleri 0.1 ve üstündeyse önce +2,5 gözlükle 40 cm’den ve daha sonra +6 gözlükle 15 cm’den görme seviyelerine bakılır. Eğer hasta  +6 gözlük takıldığında 15 cm’den daha iyi gördüğünü ifade ediyorsa SML lensi için uygun olabilir.

SML lensinin diğer teleskopik göz içi merceklere göre avantajları nelerdir:

Yakın zamana kadar kullanılmakta olan teleskopik mercekler yaygın kullanım bulmamıştır çünkü ameliyat zordur, uzak görme bozulur, görme alanı daralır, pahalıdır ve geri dönüşü yoktur. Halbuki SML (Scharioth Makula Lensi) lensleri katarakt ameliyatında olduğu gibi 2.2 mm’lik çok küçük bir kesiden kolaylıkla implante edilir, uzak görme bozulmaz, görme alanı daralmaz, teleskopik merceklere göre daha ucuzdur ve en önemlisi istenildiği zaman kolaylıkla geri alınabilir.

Eğer sizde sarı nokta hastalığı varsa, SML (göz içi büyüteç) merceğinden fayda görüp görmeyeceğinizin belirlenebilmesi için hastanemizden randevu alınız.

Trifocal Lens Nedir? | Göz doktorunuz yanıtlıyor.

Günümüzde hemen her yaş grubunda olduğu gibi katarakt çağındaki kişilerde de bilgisayar kullanımı artmıştır. Bu kişiler için bilgisayar mesafesi olarak tarif edebileceğimiz, yaklaşık 70 santimi de iyi gösteren göz içi lenslerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Trifokal göz içi lensleri bu ihtiyaç doğrultusunda, uzağı ve yakını iyi görmeyi sağlarken aynı zamanda orta mesafede de iyi bir görüş sağlamak amacıyla geliştirilmiş lenslerdir.

no-touch-lazer-lasik-prk

No touch lazer (Trans-PRK) nedir?

Son zamanlarda basında sıkça bahsedilen no-touch trans-PRK lazer tekniği hastalarda yeni, farklı hatta daha üstün bir yöntem izlenimi yaratmaktadır. Excimer lazerle yapılan göz bozukluklarını düzeltme ameliyatları temel olarak iki teknikle yapılır:  LASİK ve PRK/LASEK.

LASİK en çok tercih edilen yöntemdir çünkü hastalar çok çabuk iyileşmektedir. PRK/ LASEK ise genellikle LASİK için uygun olmayanlarda ve özel durumlarda uygulanır. No touch veya trans-PRK yeni bir yöntem değildir, PRK ameliyatı yapılırken epitel tabakasının lazerle kaldırılması olup 1993 yılından beri uygulanmaktadır. Daha uzun süre lazer uygulaması gerektiği, hasta konforu, iyileşmesi yönünden herhangi bir üstünlüğü olmadığı için ender olarak kullanılmaktadır. Gözlükten kurtulmak için ameliyat olmak isteyenlerin bu ameliyatı nerede olacaklarına karar verirken araştırmaları ve  doktorlarına karar verdikten sonra tavsiyelerine uymalarını öneririz.

lasik-ameliyatindan-sonra-goz-numarasi-geri-gelir-mi

Lasik ameliyatından sonra göz numarası geri gelir mi?

Lasik ameliyatından sonra göz numarası geri gelir mi?

Lasik ameliyatı dünyada ve Türkiye’de en çok yapılan ameliyatların başında geliyor. Halk arasında göz çizdirme olarak ifade ediliyor ama bu terim çok doğru ifade etmiyor. Lasik ameliyatıyla gözdeki miyop, hipermetrop ve astigmat gibi bozukluklar düzeltilebiliyor. Lasik ameliyatı korneada lazerle yapılan bir ameliyattır. Bu ameliyatlarda başarı oranı çok yüksektir. Ama tıbbi her ameliyatta olduğu gibi sonuçlar %100 olmayabilir. Ameliyattan sonra genellikle düzelme iyi olmuşsa ki genellikle iyi oluyor. Bu konuda cihazlar çok gelişti ve doktorlar çok tecrübelendi. Bazen hastaların bir kaç sebepten numara ilerleyebiliyor. Hastanın miyopun ilerlemesi durmamış oluyor. 2. durum yeterli düzeltme yapılmamış olabiliyor. Ameliyatta 5 numara miyop düzeltmeyi hedefliyorsunuz ama o kadar düzelmemiş olabiliyor. O zaman erken dönemde belirti verir ve tekrar lazer yapılması gerekiyor. Bir de eğer hatalı bir durum varsa yada bir komplikasyon varsa korneada incelme olabiliyor ki bu ciddi bir durumdur. Bu tür ameliyat olan kişileri ameliyatı yapan doktora takiplerini düzenli bir şekilde yaptırmalarını ve bunu anlayan doktora gitmelerini tavsiye ediyorum. Eğer lasik ameliyatıolduysanız illa ameliyatı yapan doktora gitmek zorunda değilsiniz. Başka şehirde yaşıyorsanız lasik ameliyatıyapan bir doktora düzenli kontrollerinizi yaptırmanızda yarar var.

gozde-et-nedir-tedavisi-nasil-yapilir

Gözde Et (Pterjium) Nedir?Gözde Et Tedavisi Nasıl Yapılır

Pterijium adı verilen rahatsızlık ülkemizde oldukça yaygındır. Halk arasında gözde et veya gözde et yürümesi, gözde et büyümesi olarak adlandırılır. Pterjium (Gözde et)  Kornea adı verilen gözün en ön saydam tabakası üzerine gözün beyazında genellikle burun tarafına et yürümesidir.

Pterijium-gözde et tedavisi?

Pterjium-gözde et sadece estetik bir sorun değildir bu nedenle tedavisi gerekir. Bazı insanlar tarafından  pterjium sadece kızarıklık olarak algılanmakta ve sorun yapmamaktadır. Erken dönemde sadece kızarıklık olmasına rağmen kornea üzerine yürüdüğünde yapıştığı yerde deformasyona ve lekeye neden olacağından sonradan tedavi edilse dahi sebep olduğu astigmat ve leke kişinin görmesini bozar. Erken dönemde kızarıklık ve yanma için kullanılan damlalar şikayetleri azaltır.

Pterjium-gözde et ameliyatı?

Pterjium ameliyatında otogreftli pterjium ameliyatı tercih edilmelidir. Dikiş kullanılmamalıdır. İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi uzman göz doktorları başarısı kanıtlanmış bir doku transfer tekniği kullanmakta başka teknik önermemektedir. Ameliyat sadece damlayla uyuşturularak yapılmakta ve dikiş yerine özel doku yapıştırıcısı kullanıldığından iyileşme çabuk ve rahat olmaktadır. Bu teknikle yapılan ameliyatlarda elde edilen başarı ve memnuniyet çok yüksektir.  Otogreftli pterjium ameliyatı videosu için Youtube sayfasına gidip kaskaloglu yazınız.

gozde_yanma_batma_kizariklik

Arpacık Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Arpacık Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Arpacık nedir, Göz kapağındaki yağ bezinin akut iltihabıdır. Yani kirpik dibine yakın yerde bir enfeksiyondur. Göz kapağı kenarında ağrılı şişlik ve kızarıklık vardır. Hatta kapağın açılmasını engelleyecek kadar fazla olabilir. Arpacığın bulunduğu yerde dokunmakla bile ağrı olabilir. Aynı anda birden fazla veya birbiri arkasına birkaç tane arpacık çıkabilir. Arpacık genellikle şalazyon ile birbirine karıştırılır.

Arpacık neden oluşur? Oluşmasındaki sebep göz kapaklarında bulunan göz yaşının yağlı kısmının oluşmasından sorumlu salgı bezlerinde kıvamın koyulaşması, akışkanlığın azalması ve dolayısıyla burada çoğalan bakterilerin enfeksiyon hastalığı oluşturmasıdır.

Arpacık belirtileri Nelerdir? Hastalar genellikle ağrı, sıcaklık artışı ve göz kapaklarında şişlikle başvururlar.

Arpacık Tedavisi Nasıl Yapılır? Sıcak kompres ve ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Arpacığı günde üç veya dört defa yaklaşık 10 dakika süreyle sıcak kompres uygulayarak tedavi edebilirsiniz. Bunun için temiz küçük bir havluyu dayanabileceğiniz kadar sıcak suya batırıp sıkınız. Gözlerinizi kapatıp havluyu gözlerinizin üstünde 5-10 dakika tutunuz. Arada gerekirse havluyu tekrar sıcak suyla ıslatınız. Bu işlem göz kapaklarındaki kan dolaşımını artırarak iyileşmeyi hızlandırır ve yağ bezlerinin ağızlarını açarak temizler. Asla arpacığı sıkmayın. Eğer arpacık sizi zorluyorsa veya birbirini izleyen enfeksiyonlar beliriyorsa, doktorunuz göz kapağına sürmek için antibiyotik bir merhem verebilir.

kaskaloglu-16-yilini-kutladi

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi 16. yılını kutladı

İzmir’de 2000’de Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu ve Op. Dr. Selma Kaşkaloğlu tarafından kurulan Kaşkaloğlu Göz Hastanesi, Hilton İzmir Oteli’ndeki geceyle, 16. gurur yaşını ve yeni yılı birlikte kutladı. Kaşkaloğlu çiftinin ev sahipliğindeki yemeğe katılan hekimler ve hastane personeli geç saatlere kadar doyasıya eğlendi ve 2016 ‘ya birlikte adım atmanın mutluluğunu yaşadı. Hareketli şarkılarla coşan çalışanlar, yoğun geçmesi beklenen 2016 yılı öncesinde moral depoladı. Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Çalışanlarımızın özverili katkılarıyla 15 yılı geride bıraktık. 2016 ‘nın kentimiz ve ülkemiz için mutluluk, sağlık ve başarı getirmesini diliyoruz.” Dedi.

ege-telgraf-yanlis-dolgu-seklimizi-bozuyor

Yanlış yapılan dolgu şeklimizi bozuyor.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras, dolgu uygulaması ve göz kapağı estetiği ameliyatlarının kadınlar kadar erkekler tarafından da tercih edildiğini söyledi. Dolgunun, günümüzde kozmetik olarak yaygın şekilde uygulandığını söyleyen Aras uygulama sayesinde özellikle alın ve göz çevresindeki kırışıklıkların giderildiğini dile getirdi ve şu bilgileri verdi:”2000’li yılların başından beri kullanılan dolgu, mutlaka uzman hekimler tarafından yapılmalı. Yanlış uygulamalar, göz kapağı düşüklüğü ve şekil bozukluğuna yol açabiliyor. Dolgu uygulamasını ihtiyaç durumu göz önüne alınarak 25-65 yaş aralığındaki insanlara uygulanabiliyor. 4-6 aylık periyodlarla uygulama tekrar ediliyor. Sonraki seanslarda, kırışıklığın ilk haline göre daha az olduğu gözlemleniyor.” diye konuştu. Göz için uygulanan kozmetik işlemlerden birinin de göz kapağı cerrahisi olduğunu kaydeden Dr. Aras” Göz kapağı sarkması, ağırlık hissi ve görme alanlarının daralmasıyla kişiye rahatsızlık veriyor. Göz hareketlerinde de sıkıntı yaşanabiliyor. Göz kapaklarındaki fazla doku, ameliyatla alınıyor. Estetik dikiş sayesinde iz kalmadan iyileşebiliyor. Hastalar bir kaç gün içinde eski yaşamlarına dönebiliyor” diye konuştu.

Her-4-cocuktan-1-gorme-bozuklugu-yasiyor

Her 4 çocuktan 1i görme bozukluğu yaşıyor

Her 4 çocuktan 1i görme problemi yaşıyor!

İzmir’deki Kaşkaloğlu Göz Hastanesi‘nin Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, istatisliklere göre gelişme çağındaki her 4 çocuktan birinde görme bozukluğu yaşandığını dile getirdi, aileleri uyardı. Okul öncesi çocuklarda düzenli yapılan göz muayenelerinin erken tanı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Asena, 3 yaşına kadar en az bir kez olmak üzere sonraki yaşlarda da 2 yılda bir göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi. Okula başlamadan önce de çocuklarda göz muayenesinin mutlaka tekrarlanması gerektiğini ifade eden Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, “Göz sağlığı çocuğun bedensel gelişiminin yanı sıra eğitim hayatı açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü öğrenmenin yüzde 80’i görme duyusuyla sağlanıyor. Özellikle göz tembelliğinin okul öncesinde yakalanması son derece önemli. Bazen çocuklardaki göz sorunları okulda öğretmenlerinin dikkatiyle ortaya çıkıyor ve o sayede muayeneye geliniyor. Halbuki göz tembelliği 8-9 yaşından sonra giderilmeyen bir bozukluk. Bu açıdan düzenli göz muayenesi ve erken teşhis çok önemli” diye konuştu.

Kaynak: 13.12.2015 Hürriyet 

lasik-ameliyati-tavsiyesi-zeynep-ozalp

Lasik ameliyatı tavsiyesi Zeynep Özalp

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi çalışanlarından Zeynep Özalp hastanemizde Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena’nın gerçekleştirdiği intralase lasik ameliyatı ile gözlüklerinden kurtuldu. Bize duygularını şöyle aktardı:”Ameliyat öncesinde gözlük ve lens kullanımında azımsanamayacak derecede zorluklar çekiyordum. Başta gözlüğün verdiği ağırlık çok rahatsız ediyordu. Deniz ve havuza girdiğimde görmemde sıkıntılar olduğu için rahat edemiyordum. Göz numaralarım yüksek olduğu için geceleri su içmeye kalktığımda bile gözlüğümü takma ihtiyacı hissediyordum. Yani bir nevi gözlüğe bağımlı yaşıyordum. Bu sebeplerden dolayı lasik ameliyatı olmaya karar verdim.

Sevgili doktorum Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena gözlerimi muayene etti ve gözümde ameliyata engel olacak bir durum çıkmadı. Lasik ameliyatına uygun olduğumu öğrendikten sonra ameliyatla ilgili korkularım olmadı değil. Başlangıçta acaba canım acıyacak mı? daha sonra görmemi engelleyecek bir durum oluşacak mı? Numaralarım tamamen sıfırlanacak mı ? Ameliyat sonrası ağrım olacak mı? gibi sorular kafamda oluştu. Ama ameliyat olurken doktorumun ve çalışma arkadaşlarımın da desteğiyle tamamen rahatladım ve kendimi son derece güvende hissettim. Ameliyat sırasında canımı yakacak bir acı duymadım.

Ameliyat olduğum günün gecesinde de ağrı hissetmedim. Cuma günü ameliyat oldum ve P.tesi iş başı yaptım. Sürekli bilgisayar karşısında olmama rağmen görmem de bir bozukluk , ağrı, acı hissetmiyorum. Şu an iki göz numaram da sıfırlandı. Gözlüksüz ve lenssiz yaşamak mutluluk verici. Artık gözlüğe veya lense bağımlı değilim. Öncelikle çalıştığım kuruma ve doktorum Bilgehan hanım’a sonsuz teşekkür ederim. Eğer lasik ameliyatı ile gözlükten veya lensten kurtulmayı düşünüyorsanız Kaşkaloğlu Göz Hastanesi‘ni tavsiye ederim. ”

lazer-ameliyatlarinda-son-teknoloji

Lazer ameliyatlarında son teknoloji

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, sağlık sektöründe kalite ve teknoloji odaklı yatırımlar yaptıklarını belirterek, her yeni yaptırımın hasta memnuniyetini artırdığını söyledi. Sektördeki 23 yıllık deneyimle lazer operasyonlarında uzmanlaştıklarını belirten Kaşkaloğlu, son olarak hastane bünyesine kazandırdıkları excimer laser cihazıyla, operasyon başarısı ve hasta konforunu yükselttiklerini dile getirdi. Yeni kuşak teknolojiye sahip excimer laser cihazının, hız, hassasiyet, güvenlik ve kullanım açısından üst seviyede olduğunu belirten göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, ameliyatlarda daha öngörülebilir sonuçlar elde edilebildiğine  dikkat çekti.

Excimer lazer cihazı sayesinde gözün kırma kusurlarını yüzde 98’in üzerinde bir oranda tedavi edebildiklerini kaydeden Kaşkaloğlu şunları söyledi: “Excimer lazer cihazıyla göz bozukluklarının yanı sıra; korneadaki lekeleri de temizliyoruz. Göze kilitlenme mekanizmasıyla birlikte daha hassas olan yüksek astigmatlarda da uygulama yapabiliyoruz. Genellikle 18-50 yaş aralığındaki hastalara ameliyat yapıyoruz. “

kosova-oftalmoloji-kongresi

Kosova Oftalmoloji Kongresi

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu ve eşi Op. Dr. Selma Kaşkaloğlu Priştina’da yapılan Kosova Oftalmoloji Kongresine davetli olarak katıldı. Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Katarakt ameliyatlarında mercek seçimi ve lazer katarakt ameliyatları konusunda sunumlar yaptı.

op-dr-lale-geribeyoglu-aras

Göz Doktoru Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras

Ted Ankara Koleji 1995 yılında mezun olan göz doktoru Op. Dr. Lale Geribeyoğlu Aras 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra 2001-2005 yılları arasında Ankara Numune Hastanesi’nde Göz Hastalıkları ihtisasını tamamladı.

Daha önce çalıştığı kurumlar: Viranşehir Devlet Hastanesi, Kırıkkale Devlet Hastanesi, Ankara Meslek Hastalıkları ve Bodrum Devlet Hastanesinde çalıştıktan sonra 2015 yılında Kaşkaloğlu Göz Hastanesi’nde çalışmaya başlamıştır. Genel oftalmoloji, oküloplastik cerrahi ilgi alanıdır.

12208789_1259852327365705_4313352303964716866_n

Femtolaser Katarakt Ameliyatı Naklen Yayın

Doktorumuz Bilgehan Sezgin Asena 24 Ekim tarihinde Milano, İtalya’da yapılan Videocatarattarefrattiva 2015 kongresine Istanbul’dan naklen yapılan ameliyatla katıldı. Dr. Asena’nın İtalya’da naklen yayınla izlenen femtolaser katarakt ameliyatı İtalyan doktorların beğenisini kazandı. Kendisini başarısından ötürü kutlarız.

12193408_1259852317365706_1535051096610177064_n

seker-hastalari-gozune-dikkat

Şeker hastaları “Gözünüze Dikkat”

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Bilgehan Sezgin Asena, kurban bayramı için uyarıda bulunarak bol tatlı tüketiminin diyabet hastalarının göz sağlığını tehdit edeceğini söyledi. Şeker hastalarında sıklıkla görülen görme bozukluğuna neden olan diyabetik retinopatinin görme kaybının en büyük nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Asena, halk arasında “şeker körü” olarak da bilinen hastalığın tedavi edilmediği durumlarda körlüğe davetiye çıkardığını açıkladı. Şekerli gıda tüketiminin kan şekerinin yükselmesine yol açtığını ifade eden göz hastalıkları uzmanı Bilgehan Sezgin Asena, bayramda beslenme konusunda uyardı. “İkram edilen tatlıları ölçülü tüketin. Böyle durumlarda, ev sahibinin anlayışlı olması, şeker hastasının da bilinçli davranması gerekiyor.”

Kaynak:Hürriyet Gazetesi

Tarih:24.09.2015

goz-doktoru-mahmut-kaskaloglu-barselona-avrupa-katarakt-kongresinde

Barselona Avrupa Katarakt Refraktif Cerrahi kongresi 2015

5-9 eylül 2015 tarihlerinde Barselona’da yapılan Avrupa Katarakt Refraktif Cerrahi kongresine hastanemizden Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, Op. Dr.Selma Kaşkaloğlu ve Op. Dr. Bilgehan Sezgin ASENA katıldılar.

Avrupa Katarakt Refraktif Cerrahi kongresinde Op. Dr. Bilgehan Sezgin ASENA femtolazer katarakt ameliyatları konusunda sunum yaptı.

Şeker hastaları için göz kontrolü çok önemli

Şeker, grip gibi geçici bir rahatsızlık değildir. Bu nedenle sürekli kontrol altında tutulmalıdır. Hastalığın göze verdiği zararlar başlangıçta rahatsızlık vermeyebilir. Bunlar ancak muayene esnasında ortaya çıkar. Bu nedenle tanı aldıkları ilk günden itibaren tüm şeker hastaları yılda en az bir kere göz kontrolü yaptırmaları gerekmektedir.

okul-oncesi-goz-muayenesi

Okul öncesi Göz Muayenesi

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Hanife Öztürk Kahraman, miyop, astigmat ve hipermetropun aileler tarafından fark edilmediğinde, çocukların okuldaki ders başarısının düştüğünü hatırlattı, “Bu rahatsızlıklar, ders çalışırken çocukların motivasyonunu da olumsuz yönde etkiliyor. ” dedi.

“Çocuğum tembel, ders çalışmayı sevmiyor” gibi düşünen ebeveynlerin aklına göz hastalıklarının gelmesi gerektiğini hatırlatan Kahraman, ailelerin çocuklarına düzenli göz taraması yaptırmalarının büyük önem taşıdığını söyledi.

katarakt-ameliyati-femtosaniye-lazer-ile-daha -guvenli

Katarakt Ameliyatları femtosaniye ile daha başarılı

İzmir Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, hata payını en aza indiren Femtosaniye Lazer cihazının katarakt ve lasik ameliyatlarını daha güvenli hale getirdiğini söyledi. 1976 yılından bu yana katarakt ameliyatları yaptığını kaydeden Kaşkaloğlu, uzun yıllar fako cihazıyla ameliyatları gerçekleştirdiklerini, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanılmaya başlanan Femtosaniye Lazer’in ameliyat sırasında hastaya yüksek güvenlik ve konfor sağladığını dile getirdi. Femtosaniye Lazer’in doktor kaynaklı hatalarının önüne geçtiğine dikkat çeken Prof. Dr. mahmut Kaşkaloğlu, milimetrik kesilerin düzgün yapılmasından dolayı katarakt ameliyatlarında büyük avantaj sağladığını belirtti. Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu Femtosaniye Lazer ile katarakt ameliyatlarında hastanın 15 dakikalık bir operasyon sonrasında evine giderek çık kısa sürede günlük yaşantısına geri dönebildiğini sözlerine ekledi.